19 Haziran 2009 Cuma

Bir Adamın Sabah Öyküsünden İbarettir Yalnızlık

Bir ``günaydın`` edasıyla yataktan doğrulmaktadır güneş, kendi fişini çekerken sokak lambaları…...Ve ay dokuzuncu uykusundadır düşsel rüyaların tensel ıslaklığından habersizce. Bir çocuk uyanacaktır az sonra ay-güneş denkleminden uzakta. Her daim gerçekleri fısıldayacak bir adamın yanından geçecek ve hayata karışacaktır emir komuta zincirinin yakamozunda…Bir adam ki yerlidir yerinden uzakta ve yerli bir turist edasıyla uçacaktır semaya gün geceye karıştığında. Ruhu bedeninden uzakta... ``Astral turizmin değersiz yolcuları! Kemerlerinizi bağlamaya yeltenmeyin çünkü bu yolun sonu zaten yedi kat aşağısı...`` Kör kuyuların gözü çapaklı sabahında ``Arioso`` yankılanıyor huzura yakın, özgürlükten uzak. Yine kirli bir tuzaktır sakallarından aşağıya damlayan tuzlu tanecikler. Bir adamın, bir sabah öyküsünden ibarettir yalnızlık ve yalnızlık beyaz sayfaları karalamakla başlayacaktır gün batımının semazen kıyılarında. Anılara eş değer bir sessizlik hüküm sürecektir nihayetinde ölüm kapıyı kırdığında...Bir ``günaydın`` edasıyla yataktan doğrulmaktadır güneş, kendi fişini çekerken sokak lambaları ve boynunu eğmiştir her biri yola doğru, pencereden sarkmış gideni bekleyen hasretli gözler gibi... Sözler gibi ucuz, susmak kadar değersiz, konuşmak kadar pahalı ve marka olmuştur yalancıların konferans salonları...Bir adamın, bir sabah öyküsünden ibarettir yalnızlık ve yalnızlık artık karalamaya yeltenmeyecektir beyaz sayfaları... Çünkü bilinmektedir artık! Her yer kan ve her şer kırmızı…Bir sabah öyküsüdür yalnızlık... Gecesi gündüzüne mum ışığıyla ters simetri yaratan ve yaratan belki de bunun için sebeplendirmiştir kadehleri. Meydanı sel basarken bir damla suya muhtaç olmayı ya da depremlerin odak noktasında zerre kadar titremeyen bir ruhu... Yanardağlar dibinde patlarken buz gibi kesilmeyi ve doğallığından uzak bir afet olup inadına ``affetme`` diyebilmeyi..!Bir adamın sabah öyküsünden ibarettir yalnızlık... Herhangi bir kadını, tanrıyı ya da tanrıdan ötürü var olanı anımsamayarak ``günaydın`` diyebilmektir. Güneş uyandırmış nefes alanları artık. Nefes almamak ya da oksijen yerine bir kahve eşliğinde ciğerlere nikotin depolamak keyfe kalmıştır...Sabah öyküsüdür yalnızlık... Bir adamın ruhuna paralel ve bedenine eş değer huzurundan uzak gözlerden ibarettir..!

Korhan BORA

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder