17 Temmuz 2009 Cuma

Onu düşünüyor,

Onu hayal ediyor,

Her dakika onu düşlüyor,

Kalbin hep onunla çarpıyor ,

Onsuz vakit geçmiyor,

Eğer onu gerçekten seviyorsun demektir,

Sevdiğini sımsıkı tut ve

Sakın elinden keyıp gitmesine izin verme....

Alican KÖR

Kaçış

Kaçıyor herşey ellerimden
Sözler,besteler kaçıyor sazın tellerinden
Güller kaçıyor toprağın bedeninden..
Yokluğunda, huzur ve mutluluk kaçıyor yüreğimden.

Kaçıp gidiyor cümlelerim
Firar ediyor beynimden düşüncelerim
Herşey kaçıyor ellerimden
Yokluğunda, huzur ve mutluluk kaçıyor yüreğimden.

Benden kaçan,herşeyin peşinden
Ben kaçıyorum,yokluğunun yakan güneşinden
Bu Kaçışların sebebi bilinmiyor
Kaçıyorum herşeyden, Neden Kaçtığımı Bilmeden..


Ebubekir Mücevher

Yar Nedir?

İnsan neyi arar..?

Kendisinde olmayanı mı...?

Bulmak neyi kaybetmişki... insan neyi bulma çabasında..

Kalb kalbi arar öyle mi..?

Söküp atsan kalbini köpek yer mi..?

İnsanın sevdiği etmi tatmı cisimmi?

Yoksa yaradanın tecellisi mi?

Yar dediğiniz dişinin ecellisi mi?

En son cümlenin ilk hecesi mi?

Yoksa günü doğuran karanlığın gecesi mi?

yar dediğin..

Yoksa seni kötülüklerden Koruyan ``GÜL PERDESİ ``mi?


Ebubekir Mücevher

Seni !

Su üstüne yazı yazmak gibi bir şeydi seni sevmek
Sana ulaşabilmek, içimde ki huzuru sende göre bilmek.

Kemanımın tellerine asmak kendimi, idamım olasın diye,
Asafi dizelerine serpmek seni anlamlar katasın diye.

Kaç defa yazdım, kaç defa çizdim seni,
Sonra buruşturup silip atmak seni.

Güllerim sen olman dikenleri ise sevgin,
Kokluya bilmek için seni acını hissetmek için.

Ağustos böceği gibi hep sayıkladım seni bir yaz boyu,
Karınca gibi çalıştım, sevdim, özledim ama yılmadım.

Mozart gibi mırıldadım seni, kulaklarımı kapadım,
Hicret ettim sana, sevgine, özgürlüğüme.

Özgürlüğümü astım usulca, uykusuz gecelere,
Yıldızıma takıldı bütün ümitlerim, takıntılarım.

Ve sonum oldu tüm yazdıklarım bir de sen…


Naif Durgun

14 Temmuz 2009 Salı

Gül'ün Ateşi

Şiir dokunduğu yeri yakar
İstemesende o yüreğe düşmüşse ateş
Gül gibi kıpkırmızı kor olur
Yakar dikenleriyle dağlar bedeni
İçinde var ise o kıvılcımın
Seni seviyorum çırası
Canımın içi,
Sen bitersin o hala yakar seveni..

Aşk ateşi delidir sararsa bedeni
Yağmurlar sana küskün
Cehennem sana yakın
Ey aşk kokan şiir
Nereden akar senin bu ateşin
Yakmalara aç şu benim yüreğim
Sel söndürürse
Sen tekrar yakarsın bilirim
Anlasana
Yüreğimi serdim kapına
Göğsünde büyüttüğün güller benim
Tüm gül ateşinle yak beni

Uğur Demiröz

Bilmiyorsun

Yine kalktım sensiz bir qüne uyandım,
Yine hayata küstüm,gençliğime darıldım,
Bak ağlıyorum yıne sessiz, duymuyormusun,
Bir serseri kursun gibi, kalbıme saplandın bilmiyorsun..

Yaşamın anlamı,hayatım, canımsın,
Gün gittikce eriyorum,biliyorsun,
Bela sevdam,
Düşlerımde gördüğüm en güzel rüyasın,
Sensizlik neredeyse bırak orada kalsin...


Murat Yılmaz

13 Temmuz 2009 Pazartesi

Tereddüt Etmem

Bazen bir kor olup yaktın yüreğimi,
Bazen ise iki damla yas olup döküldün dudaklarımdan,
En karanlık, en kuytu kabuslarımda,
Bas rol oyuncusu sendın hep,
Şimdi ise ellerımde resmin,
Ve namlunun ucunda soğuk nefesim,
Teredddüt etmem...


Murat Yılmaz

Papatyam

Bu nasıl sevmektir papatyam
Yapraklarına dokunamaz oldum korkudan
Bu nasıl özlemektir papatyam
Sesine hasret kulaklarım sesinle uğulan
Bu nasıl sevdadır papatyam
Paranoyak ruhlardan bile alıngan
Nasıl bir ateş yaktın papatyam
Hem beni
Hem kendini
Kavuran
Nasıl bir aşk bu papatyam
Gülü kıskandıran
Bülbülü kıskandıran
Melekleri ağlatan..

Özcan Yılmaz

Sana Sevgimi Anlatmak

Sevgimi anlatabilirmiyim sana bilmiyorum
Hangi kelimeleri birleştirmeliyim
Yada kelime mi türetmeliyim senin için
Belkide alfabe yapmalıyım sıfırdan
Hangi harf hangi sözcük anlatabilirki aşkımı sana
Peki nasıl anlayacaksın beni
Hissedebilecekmisin hissettiklerimi
Neden çok çabuk kırıldığımı düşündünmü hiç sana
Sana karşı ne kadar hassas bu kalp görebildinmi
Nasılda açmış kapılarını bekliyor seni
Maviş gözlerinin hasretiyle nasıl çarpıyor
Nasıl ama nasıl kıskanıyor seni
Kıskandıkça ömrü azlıyor oda biliyor
Ama ömrünü azaltana kızmıyor kızamıyor
Sadece üzülüyor
Çok ama çok üzülüyor
Bir güzel söze muhtaç
Yüreğinden kopacak bir sevgi cümlesine hasret
Anlamak zorunda değilsin ama
Ya sev ya da terk et...


Özcan Yılmaz
Güzelim

Ben seni ÖLÜMÜNE sevdim!...

12 Temmuz 2009 Pazar

Fotoğraf

Söylemedim seni sevemediğimi .
Sen duydun ...
İçime o kadar çok kelime attım ki ,
Sığmayıp düşenler oldu yere ,
Ardımdan topladın ...


İçtiğim suda bile , adının yazmasını istedim arasıra
Ve sen her su içişimde yanıma geldin .
Kan , ter ...


Evet ağladım her seni kaybeceğimi hissettiğimde
Teselli eden sendin ve ben hep seni ağladım
Sen kendini sildin gözlerimin altindan
Parmak uçlarına ...
Farketmedin....
Ben seni kendime bile anlatamayacak kadar sevdim.
Çok sevdim ...
Söyleyemedim ...
Sevgilim...


Sotiri Yumurta

Ben Olacağım

Bir gün yokluğumu anlayacaksın,
Gurbetin, sılan da ben olacağım.
Önüme diz çöküp yalvaracaksın,
Hâlini anlayan ben kalacağım.

Saçların tarumar, gözlerin yaşlı
Solgun yanakların, yolunmuş kaşlı...
Hem ürkek, hem korkak ahu bakışlı.
Gözünün yaşını ben sileceğim.

Yaprağın, çiçeğin solacak kışta
Bunu anlamazsın sen ilk bakışta.
Sevmesen de hep karşına çıkışta,
Derdine dermanı ben bulacağım.

Güvendiğin dallar kalır elinde,
Ne hâle gelirsin elin dilinde!
Görünce kaygıyı, derdi belinde...
Acıyıp üstünden ben alacağım.


Ahmet Karaaslan

Uyumuyorum Senli Düşlerden Uyanmayayım Diye

Ellerim boşlukta beklerken,
Tutsun diye ellerini,
Demiştin ya bana,
Kolay kolay bırakmayacağım seni.
Bak aniden yağan sağanak gibi oturdun gözyaşlarıma,
Durdur durdurabilirsen…


Kundaktaki bebeler bile şaşırdı yaptığına,
Susturmuyor memelerden gelen süt ile ana sıcaklığı .
Sesleri inletiyor bedenimi sensiz sokak misali.
Kapasam kulaklarımı nafile,
İçimdeki çocuk da onlara uyuyor.
Bağırıyorlar baksana çığlık çığlığa…
Hadi sustur susturabilirsen…


Yanında çocuktum elimde değildi,
Çünkü ellerim ellerindeydi…
Gözlerinse hep gözlerimde.
Çizmiştim seni gözkapaklarımın içine,
Şimdi kapamak istemiyorum seni görmesinler diye.


Bak inanma sakın ha dediklerime.
Uyanıkken rüyadaydım ya seninle,
Uyumuyorum senli düşlerden uyanmayayım diye…

Çiğdem Murtazalar

8 Temmuz 2009 Çarşamba

Sen Bir Kuğu

Bir kuğu gibi süzüldün,
Bakışlarınla içime,
Gökyüzünden,
Bir peri indi yeryüzüne,
Yine çok şık, yine çok güzeldin,
Seherde alınan bir nefestin.


Bir rüzgârdın estin gittin,
Şiddetli bir depremdin,
Kalbimi sarstın alt üst ettin,
Yıktın direklerini,
Atlatamadım ayrılığı,
Artçı şokların hala vuruyor,
Her dem yüreğimi deliyor.


Atilla Adsay

Senden Öğrendim

Sen öğrettin bana dünyanın
Yaşamaya değer olduğunu.


Sen öğrettin bana insanların
Sevilmeye değer olduğunu.


Sen gösterdin bana
Mutluluğun tek yolunu.


Senden öğrendim aşkın
Kutsal bir ateş olduğunu.


Kayhan Öndersev

Sen Gülüm Ol Ben De Dalın

Sen gülüm ol bende dalın,
Dalından ayırma beni...
Arı peteksiz olur mu?
Balından ayırma beni...

Filiz iken olduk çınar,
Damla-damla olduk pınar,
Sensiz kalan yürek yanar,
Canımdan ayırma beni...



Ahmet ÇİTİL

3 Temmuz 2009 Cuma

Vefasız

Gece neden hep karanlık,

Sensiz bu yüzüm neden hep asık,

Söyle daha ne yapsın bu serseri aşık,

Seni bu kadar sevmeme rağmen;

Kıymet bilmedin ya vefasız , çok yazık!...

Alican KÖR

Çelişki

Bir tanem

Tespih çekmem

Volta atmam

Ama severim seni

Dua eden bir adamın çektiği tespih kadar

Mahpustaki adamın attığı volta kadar.


Gürhan Gürses

Dinle Bak

Dinle bak sesini, yağmur yağıyor
Gözlerimden dökülen damlalar
Gökten dökülenlere karışıyor
Dinle! duyabilirsen eğer
Ey vefasız !
Dinle bak yüreğimi,
Senin için ağlıyor


İster miydim böylesine
Karşılıksız sevmeyi
İster miydim kahırdan ölmeyi
Yağmur altında
Yapayalnız yollarda
Seni düşünmeyi, seni özlemeyi,
İster miydim
Düşen yağmurlarla gözyaşı dökmeyi
Dinle bak sesini, yağmur yağıyor
Loş sokaklarda bir derbeder,
Hayallerinde seni arıyor...


Ahmet Ünal ÇAM

Uzat Dudaklarının Busesini

Düş gezgini bir yüreğe özletiyorum seni.
Mavi sakallarımdan asılıyor hasretlikler.
Suya dokunduğum hareler gibi büyüyorsun,
Çocuk sevişlerimin içinde.
İstanbul'a teğet geçiyor,
Koca bir yağmurlu bulut.
Küfrediyorum sebepsiz gözyaşlarıma.
Zahir unuturken günahlarımı,
Sığınıyorum tövbemi borç verdiğim,
Tanrıma...
Üstü kapanmıştır geçmişimin.
Ulu orta sevişlerden geliyorum.
Bu kapanmaz zaman yarası gençliğimin,
İmgelerinden besleniyorum.
Uzat dudaklarının tüm buselerini.
Seni çocuk düşlere devşiriyorum.
Kapat gözlerini karanlıklara,
Gün doğurup yanına geliyorum.
Artık mevsimler bahar.
Rüzgar niyetine,
Ruhuna esiyorum...


Kenan Ocak

2 Temmuz 2009 Perşembe

Anne

Anne kelimesi ne ifade ediyor sizin için. Kimisi için arkadaş, kimisi için bir dost ve kimisi için de bir sırdaştır anne. Her şeyden önce sizi dünyaya gözünüzü ilk açtığınız dakikadan itibaren koruyup kollayan, sizin bir an başınızdan ayrılmayan , şu fani dünya da sizi ondan çok sevecek birini bulamayacağınız kutsal kişidir anne.

Sizin küçüklüğünüzden büyüklüğünüze kadar annenizden başka kimse daha iyi tanıyamaz. Çünkü; hasa iken başınızda bekleyen o, biraz geç kaldığınız da yolunuzu gözleyen o, vatan beklemeye giderken yüreğinizin yarısını da sizinle gönderen o kısacası dünya da sizi herkesten çok düşünen sizin için her zaman en büyük fedakarlıklara hazır olan o.

Annelik duygusu o kadar hassas bir duygudur ki bir anne çocuğunuz kendinden bir şey gizlediğini, üzüntülü olduğunda üzüntüsünü yansıtmamaya çalışsa da o annenin yavrusunun üzüntüsünü gözlerinden anlaması hiç de güç değil.

Mesala bunula ilgili bir hikaye anlatayım. Bu anlatacağım hikaye Radyo35 sunucularından çok sevdiğim ve haranlıkla dinlediğim Sayın Ömer Köroğlu'nun Vesaire adlı programında anlattığı bir hikayedir ve bende sizlerle bu güzel hikayeyi paylaşacağım;

"Mehmet ile Aslı öğrencidirler ve aynı evi paylaşmaktadırlar. Bir gün, Mehmet'in annesini yemeğe davet ederler. Mehmet'in annesi akşam yemeği süresince Aslı'yı uzun uzun süzer. Aslı, çok alımlı ve çok tatlı bir kızdır; peki ya aralarıonda ev arkadaşlığının ötesinde bir ilişki var mıdır? Mehmet, annesinin bu merakla yanıp tutuştuğu ama soramadığını anlamakta gecikmez ve açıklama yapar: Ne düşündüğünü biliyorum. Emin ol ki biz sadece ev arkadaşıyız, ötesi yok.

Mehmet'in annesi evine döner. Aradan bir iki gün geçtikten sonra Aslı, evlerindeki iki çorba kasesinin kaybolduğunu fark edip, "annenin bize geldiği günden sonra yok oldular" der. Mehmet de annesine sormaya karar verip mektup yazar:

Anneciğim, "çorba kasesini sen aldın" demiyorum. Ama "almadın" da demiyorum. Ama bize yemeğe geldiğinden beri çorba kaseleri kayıp. Bir hafta sonra Mehmet'in annesinden mektup gelir: Sevgili oğlum, "Aslı ile yatıyorsun" demiyorum, ama "yatmıyorsun" da demiyorum. Ama eğer Aslı kendi yatağında yatıyor olsaydı, yatak örtüsünün altındaki çorba kasesini çoktan bulmuş olurdu.

Ya işte böyle Mehmet Efendi..."

Herkesi kanırabilirsiniz ama bir anneyi asla.

İşte ana yüreği her şeyi böyle sezer....


Alican KÖR

Derin Mezar Kolların

Oturdum gece boyunca bekledim uzağında,
Yaklaşmak ne mümkün derin mezarın başına.
Ağırlaşan başım yenik düştü varlığına,
Usulca yaklaşıp yaslandım mezar taşına.


Vakit geçmek bilmedi beklerken başucunda,
İnsafa gelip içeri al diye yalvardım yaradana.
Sorunca mezara girmek ister misin diye bana
Büyükçe yaz dedim adımı hemen mezar taşına.


Kaderime razı girdim çift kişilik mezara,
Altta kalacağım diye sakın beni umursama.
Kabûlendim üst kat yüreğine taht kurana,
Bana diye gelmesen de ben gibi dokun mezar taşına…


Derin mezar kollarında uykudayım,
----Silin gözyaşlarınızı sakın ha ağlamayın
--------Uyandırmayın tatlı bir rüyadayım...


Çiğdem Murtazalar

Belki Gelirsin Diye

Duygularımı şarkı ettim, sana ulaşsın diye,
Şiirlerimi dizi ettim, sana anlatsın diye,
Şiirlerimi dizi ettim, sana anlatsın diye,
Şiirlerimi dizi ettim, sana anlatsın diye...


Adım adım dolaştım, şimdi gözükürsün diye,
Gözlerim pencerende kaldı, seni görecek diye
İçim bir hoş, bir fena oldu, heyacanla sen diye,
Kollarım boş kaldı, belki gelirsin diye,


Hicranla bekledim seni, bilirsin diye,
Akşama ulaştım, sevgilim, hıçkırık diye,
Aşkından inledi gönül, sen sen diye
Ellerim boş mendil sallar, belki gelirsin diye...


Aykut Karagülmez

Benim Yaram Sensizlik

Gönül bağlarım soldu,

Yüreğime dert doldu,

SENSİZLİK yaram oldu,

BENİM YARAM SENSİZLİK...



Özellikle sol yanım,

Yanar gittin-gideli...

BENİM YARAM SENSİZLİK,

Kanar gittin-gideli...


Ahmet Çitil

1 Temmuz 2009 Çarşamba

Aşkını Yüreğime Seni Gözlerime Hapsetmiş

Allah özenmiş yaratmış,güzelliklerle donatmış
Aşk denilen o yüce duyguyu,sevenlere bağışlamış
Aşk denilen o yüce duyguyu,sevenlere bağışlamış
Aşk denilen yüce duyguyu.sevdalarda yaşatmış

Allah özenmiş yaratmış,güzel çirkin dememiş
Allah özenmiş yaratmış,güzel çirkin dememiş
Gülü aşkla, aşkı sevdayla yaşama bağlamış
Aşkı bilen tadını, bilmeyen acısını yaşamış

Allah özenmiş yaratmış,seni karşıma çıkarmış
Aşk denilen o duyguyu bana seninle tatırmış
Gülü solana dek seni bana ölene dek vermiş
Aşkını yüreğime,seni gözlerime hapsetmiş


Cemal YOSMA

Doyuncaya Dek

Aralasam yine hayal perdemi
Seyre başlasam selvi boylum seni
Sarılsam ince beline sevgilim
Öpsem, doyuncaya dek öpsem seni

Kollarında olsam sıcaklığını hissetsem
Güzel kokunu koklasam ahh koynunda
Dudaklarımda dudakların olsa sevgilim
Öpsem doyuncaya dek öpsem seni

Sen ki gülistanda olsan bir gül
Ben de sende olsam bir bülbül
Aşkımızı ilan etsen cihana
Etsem,yoruluncaya dek ilan etsem


Muzaffer Akçay

Seni İlk Gördüğümde

Ben seni ilk gördüğümde
Kozasına hapis bir kelebektim
Çeyrek kalmıştı özgürlüğe
Kalbim seni söylüyordu hece hece
Seni ilk gördüğümde
Çoktan sana yelken açmıştım...

Seni ile gördüğüm saniyede
Gözlerinde huzur bulmuştum
Razıydım o an ölmeye
Avuçlarında Gömülmeye..
Seni ilk gördüğüm anda
Ben sana aşık olmuştum

Bir Bakışınla rüzgarda,
Bir başak gibi sallanır oldum
Ben benliğimi bitirip sevda okulunda
O bakışınla mecnun oldum..
Ben seni ilk gördüğümde
Güller açmıştı gönlümde...

Gökhan GÜLDALI