Anne kelimesi ne ifade ediyor sizin için. Kimisi için arkadaş, kimisi için bir dost ve kimisi için de bir sırdaştır anne. Her şeyden önce sizi dünyaya gözünüzü ilk açtığınız dakikadan itibaren koruyup kollayan, sizin bir an başınızdan ayrılmayan , şu fani dünya da sizi ondan çok sevecek birini bulamayacağınız kutsal kişidir anne.
Sizin küçüklüğünüzden büyüklüğünüze kadar annenizden başka kimse daha iyi tanıyamaz. Çünkü; hasa iken başınızda bekleyen o, biraz geç kaldığınız da yolunuzu gözleyen o, vatan beklemeye giderken yüreğinizin yarısını da sizinle gönderen o kısacası dünya da sizi herkesten çok düşünen sizin için her zaman en büyük fedakarlıklara hazır olan o.
Annelik duygusu o kadar hassas bir duygudur ki bir anne çocuğunuz kendinden bir şey gizlediğini, üzüntülü olduğunda üzüntüsünü yansıtmamaya çalışsa da o annenin yavrusunun üzüntüsünü gözlerinden anlaması hiç de güç değil.
Mesala bunula ilgili bir hikaye anlatayım. Bu anlatacağım hikaye Radyo35 sunucularından çok sevdiğim ve haranlıkla dinlediğim Sayın Ömer Köroğlu'nun Vesaire adlı programında anlattığı bir hikayedir ve bende sizlerle bu güzel hikayeyi paylaşacağım;
"Mehmet ile Aslı öğrencidirler ve aynı evi paylaşmaktadırlar. Bir gün, Mehmet'in annesini yemeğe davet ederler. Mehmet'in annesi akşam yemeği süresince Aslı'yı uzun uzun süzer. Aslı, çok alımlı ve çok tatlı bir kızdır; peki ya aralarıonda ev arkadaşlığının ötesinde bir ilişki var mıdır? Mehmet, annesinin bu merakla yanıp tutuştuğu ama soramadığını anlamakta gecikmez ve açıklama yapar: Ne düşündüğünü biliyorum. Emin ol ki biz sadece ev arkadaşıyız, ötesi yok.
Mehmet'in annesi evine döner. Aradan bir iki gün geçtikten sonra Aslı, evlerindeki iki çorba kasesinin kaybolduğunu fark edip, "annenin bize geldiği günden sonra yok oldular" der. Mehmet de annesine sormaya karar verip mektup yazar:
Anneciğim, "çorba kasesini sen aldın" demiyorum. Ama "almadın" da demiyorum. Ama bize yemeğe geldiğinden beri çorba kaseleri kayıp. Bir hafta sonra Mehmet'in annesinden mektup gelir: Sevgili oğlum, "Aslı ile yatıyorsun" demiyorum, ama "yatmıyorsun" da demiyorum. Ama eğer Aslı kendi yatağında yatıyor olsaydı, yatak örtüsünün altındaki çorba kasesini çoktan bulmuş olurdu.
Ya işte böyle Mehmet Efendi..."
Herkesi kanırabilirsiniz ama bir anneyi asla.
İşte ana yüreği her şeyi böyle sezer....
Alican KÖR
2 Temmuz 2009 Perşembe
Anne
Etiketler:
amatör yazılar,
Anne,
anne yazısı,
anne yüreği,
asivemai,
asivemavi,
gerisi hikaye,
hayat hikayeleri,
Ömer Köroğlu,
Radyo35,
Vesaire,
yaşanmış hikayeler
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder